Şantaj suçu kısaca bir kişiyi haksız tehdit ve baskı altına alarak menfaat elde edilmesi ile ortaya çıkar. Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümündeki 107. Maddesi’nde düzenlenmiştir. Şantaj suçunun kanunda belirlenen cezası; 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Aynı kişiye karşı fazla kez işlendiği durumlarda zincirleme suç hükümlerine göre verilecek ceza arttırılır. Şantaj suçunda en önemli unsur, baskı yoluyla menfaat teminidir. Mağdurun istemediği bir şeyi açıklayacağını veya yapacağını ima ederek menfaat sağlanması halinde şantaj suçu meydana gelir.
İçindekiler
- 1 Şantaj Suçu Nedir? (TCK Madde 107)
- 2 Şantaj Suçunun Cezası
- 3 Şantaj Suçunun Tehdit Suçundan Farkları
- 4 Şantaj Suçunun İşleniş Biçimleri (Örneklerle)
- 5 Şantaj Suçu Zamanaşımı ve Şikayet Süresi
- 6 Şantaj Suçunda İspat
- 7 Şantaj Suçunda Uzlaşmaya Tabi Midir?
- 8 Şantaj Suçu Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Alınabilir Mi?
Şantaj Suçu Nedir? (TCK Madde 107)
Şantaj suçunun öncelikle kanundaki düzenlenme biçimine bakmamız iyi olacaktır.
Şantaj Suçu
“Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”
Şantaj suçunda fail; mağduru tehdit yoluyla baskı altına alarak hukuka aykırı bir davranışta bulunmaya, yapması zorunlu olmayan bir fiili gerçekleştirmeye ya da bir eylemden kaçınmaya zorlamakta ve bu suretle kendisi veya bir başkası lehine haksız bir menfaat temin etmeyi amaçlamaktadır. Menfaat temin edemese bile bu fiili nedeniyle ceza hukuku anlamında sorumlu olacaktır.
Fail, şantaj suçunu işlerken kendi yararına ya da başkası adına menfaat temin etmek amacıyla, mağdurun kişisel itibarını sarsabilecek bir bilgiyi ifşa etmekle veya bu yönde bir isnatta bulunmakla tehdit ederek mağdur üzerinde baskı kurmaktadır.
Kanun maddesinde bu iki durum da açıkça düzenlenmiştir. Şantaj suçu genel anlamda tehdit suçunun bir farklı versiyonu olarak nitelendirilebilir. Şantaj suçunda tehdit eylemleri suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmaktadır. Mağdur, şantajdan dolayı korkarak veya çekinerek kendini baskı altında hisseder, iradesini sağlıklı şekilde yönetemez.
Şantaj Suçunun Cezası
Şantaj suçunun cezası TCK 107/1 maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Şu anda adli para cezasının günlük karşılığı 100 TL ile 500 TL arasında belirlenmektedir. Şantaj suçunda mahkeme ceza vereceği zaman hükümde hapis cezası ve adli para cezasını birlikte yer vermektedir. Suçun işleniş şekli, menfaat temin edilip edilemediği, failin suç işleme kastının yoğunluğu gibi unsurlardan faydalanılarak şantaj nedeniyle verilecek hapis cezası 1 yıl ile 3 yıl arasında belirlenecektir.
Suçun işlendiği sabit görülerek ceza verilecekse ve bu ceza 2 yılın altında ise sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK m.51) hükümleri uygulanabilir. Bu hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağına; dosya kapsamı ve sanığın adli sicil durumu göz önünde bulundurularak karar verilir.
Şantaj suçunda failin farklı tarihlerde birden fazla eylemi mevcutsa, bunlar şikayet esnasında mutlaka tarih ve somut delillerle birlikte emniyet veya savcılığa bildirilmelidir. Böyle bir durum varsa zincirleme suç hükümleri uygulanarak (TCK m.43) sanığa verilecek ceza dörtte birden dörtte üçüne kadar arttırılabilecektir. Uygulamada şantaj suçunun sıklıkla aynı kişiye karşı birden farklı zamanlarda işlendiğini görmekteyiz.
Şantaj Suçunun Tehdit Suçundan Farkları
Şantaj suçunun oluşabilmesi için failin “yarar sağlama” kastıyla hareket etmesi şarttır. Eğer fail, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususları açıklayacağını söyler ancak karşılığında bir yarar (para, ilişki vs.) talep etmezse bu eylemi şantaj suçunu değil, TCK 106. madde uyarınca “Tehdit” suçunu oluşturur.
Şantaj suçu doğası gereği tehdidi barındıran bir suç türüdür. Failin şantaj eylemini gerçekleştirirken kullandığı tehdit sözleri için ayrıca tehdit suçundan hüküm kurulamaz eylem bir bütün olarak şantaj suçunu oluşturur. Menfaat temini dışında ayrıca bir tehdit eylemi varsa failin bununla ilgili cezai sorumluluğu da doğacaktır.
Şantaj Suçunun İşleniş Biçimleri (Örneklerle)
Şantaj suçu çok çeşitli biçimlerde işlenebilmektedir. Günümüzde telefon ve internetin yaygınlaşması bu suçun daha kolay şekilde işlenmesine imkan tanımaktadır.
Özel Hayatın Gizliliği ve Görüntülerin Kullanılması
Mağdurun cinsel içerikli veya mahrem görüntülerini (fotoğraf/video) ele geçirip, para verilmezse veya ilişki devam etmezse bunları ailesiyle paylaşmak veya internet ortamına yaymakla tehdit etmek en yaygın yöntemdir.
İlişkiye Zorlama
Ayrılmak isteyen sevgiliyi veya nişanlıyı eldeki görüntüleri kullanarak ilişkiye devam etmeye veya cinsel birlikteliğe zorlamak şantaj olarak kabul edilmektedir.
Maddi ve Hukuki Talepler
Bir davanın veya şikayetin geri çekilmesini sağlamak amacıyla yapılan ifşa tehditleri şantaj suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
Yapay Zeka veya Montaj ile Görüntü Üreterek Şantaj
Günümüzde şantaj suçu, teknolojik gelişmelerle birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Yapay zeka ve dijital montaj teknikleri kullanılarak gerçeğe yakın görüntü, ses, sahte mesaj içerikleri elde edilebilmektedir. Kötü niyetli olan kişiler bu içerikleri tehdit unsuru olarak kullanıp mağdurun iradesini baskı altına almakta ve bu yolla haksız menfaat elde etmektedirler. Yargıtay içtihatlarında sıkça belirtildiği üzere şantaj suçunun oluşması için, isnat edilen hususların gerçek olup olmamasının bir öneminin bulunmamakta, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek bir açıklama tehdidinin yeterli olduğunu belirtmektedir.
Şantaj Suçu Zamanaşımı ve Şikayet Süresi
Şantaj suçu için öngörülen olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Şantaj suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Savcılık suçu öğrendiği takdirde re’sen soruşturma yapar. Şantaj suçu bakımından bir şikayet süresi belirlenmemiştir. 8 yıllık zamanaşımı süresi geçirilmeden ihbar veya şikayette bulunulması yeterlidir.
Şantaj Suçunda İspat
Şantaj suçu çoğunlukla dijital ortamda işlenmektedir. Suçun işlendiğinin kanıtlanması için delillerin doğru şekilde aktarılması gerekmektedir. Şantaj nedeniyle bir para transferi gerçekleştiyse buna ilişkin dekontlar mutlaka dosyaya eklenmelidir. Telefon görüşmesi yaşandıysa HTS kayıtları, şantaj mesajları bulunuyorsa bunlar mutlaka dosyaya ekran görüntüsü olarak eklenmeli ve polis tarafından incelenene kadar silinmemelidir. Eğer delil olarak sunulacak mesajlar baskı ve tehdit ile silindiyse ve karşı tarafın telefonunda bu mesajların hala olduğu şüphesi mevcutsa savcılıktan; şüphelinin telefonuna el koyulması, gözaltı gibi taleplerde bulunmak delil elde etmenize yardımcı olur. Olayları bilen tarafsız bir tanığın anlatımı dahi şantaj suçunda yeterli şüphe olarak görülecektir.
Şantaj Suçunda Uzlaşmaya Tabi Midir?
Türk Ceza Kanunu’nda şantaj suçu kural olarak uzlaşma kapsamında yer almamaktadır. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında resen takip edilen suçlar arasında bulunan şantaj suçunda, tarafların anlaşmaya varmış olması ceza soruşturmasının kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.
Uzlaşma kapsamındaki suçlar CMK’nın 253. maddesinde düzenlenmiştir.
Şantaj Suçu Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Alınabilir Mi?
Şantaj suçu nedeniyle mağdurun hem maddi hem de manevi tazminat talep etmesi mümkündür. Şantaj fiili sonucunda mağdurun malvarlığında bir azalma meydana gelmiş, ekonomik kayba uğramış veya somut bir zararı oluşmuşsa, bu zararlar maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
Bununla beraber şantaj, mağdurun kişilik haklarına doğrudan saldırı niteliği taşımasından ötürü yaşanan korku, baskı, itibar kaybı ve psikolojik yıpranma nedeniyle manevi tazminat isteme hakkı da doğmaktadır.
Ceza davasından bağımsız olarak açılabilecek tazminat davasında, fiilin ağırlığı ve mağdur üzerindeki etkileri dikkate alınarak hakim tarafından uygun bir tazminata hükmedilebilmektedir. Tazminat davasını açmak için ceza davasının kesinleşmesi gerekmez ancak mahkeme ceza davasını bekletici mesele yaparak karar vermek için kesinleşmesini bekleyebilmektedir. Buradaki amaç ceza dosyasındaki maddi olguların kesin şekilde tespitini sağlamaktır.





