Kanunda öngörülen geçerlilik şekline aykırı olarak düzenlenen hukuki işlemler geçersizdir. Bu duruma mutlak butlan veya kesin hükümsüzlük denilmektedir. Kesin hükümsüzlük yani butlan bir hukuki işlemin şeklen kurulmuş olsa bile geçerliliği için zorunlu olan ve kamu düzeni açısından önem taşıyan şartları taşımaması nedeniyle hukuk düzenince en baştan itibaren geçersiz kabul edilmesidir.
İçindekiler
Mutlak Butlan Nedir?
Mutlak butlan, bir hukuki işlemin ağır ve temel nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle hukuk düzeni tarafından baştan itibaren geçersiz kabul edilmesini ifade etmektedir. Ancak her hukuka aykırılık mutlak butlan sonucunu doğurmaz. Bunun için işlemin geçerliliğini doğrudan etkileyen, kamu düzeniyle bağlantılı ve ciddi nitelikte bir sakatlığın bulunması gerekir.
Bir hukuki işlem değerlendirilirken asıl önemli olan mevcut aykırılığın işlemi yalnızca iptal edilebilir hale mi getirdiği yoksa baştan itibaren kesin hükümsüz sayılmasını gerektirecek ağırlıkta mı olduğunun tespit edilmesidir. Her somut olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Mutlak butlan kararı sonucunda işlem en başından beri sanki hiç doğmamış veya yapılmamış gibi kabul edilir.
Mutlak butlan kararı verilen hukuki işlemler geçerli kabul edilmez ve herhangi bir hüküm ya da sonuç doğurmaz. Mutlak butlan kararı bu işlemin en başından itibaren hiç yapılmamış sayılmasına neden olur. Zaman geçse veya taraflar kendi aralarında anlaşsa bile butlan kararı verilen işlem sonradan geçerli hale gelmez.
Mutlak Butlan Kimler Tarafından İleri Sürülebilir?
Mutlak butlan, kamu düzenini ilgilendiren ağır hukuka aykırılıklar kapsamında değerlendirilmektedir. Mutlak butlan kesin hükümsüzlük olarak da adlandırılır. Hukuken geçerli kabul edilmeyen bir işlem bakımından hukuki yararı bulunan herkes mutlak butlan iddiasını ileri sürebilir. Bunun yanında mutlak butlan sebeplerinin taraflarca açıkça belirtilmesi de şart değildir. Çünkü hakim dava konusu işlemde kamu düzenine aykırılık oluşturan bir geçersizlik hali bulunduğunu tespit ettiği takdirde bunu re’sen dikkate almakla yükümlüdür. Bu yönüyle mutlak butlan tarafların iradesine bırakılmayan ve hukuk düzeninin korunmasını amaçlayan en ağır geçersizlik türlerinden biridir.
Türk Hukukunda Mutlak Butlan Örnekleri
Hukuk sistemimizde mutlak butlan kapsamında değerlendirilebilecek pek çok farklı hukuki işlem bulunmaktadır. Mutlak butlan sebepleri kanunda sınırlı şekilde sayılmamıştır. Mahkeme mutlak butlan incelemesinde somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmaktadır. Uygulamada ve yargı kararlarında sıkça karşılaşılan mutlak butlan örneklerinden bazılarını aşağıda sizler için derledik.
Evli Bir Kişinin Yeniden Evlenmesi
Türk Medeni Kanunu’na göre evli olan bir kişinin ikinci bir evlilik yapması hukuken mümkün değildir. Bu durumda yapılan ikinci evlilik mutlak butlan sebebiyle en baştan itibaren geçersiz sayılmaktadır.
Yasak Hısımlar Arasında Yapılan Evlilik
Kanunen evlenmeleri yasak olan altsoy, üstsoy veya kardeşler arasında yapılan evlilikler mutlak butlan kapsamında değerlendirilir. Bu tür evlilikler kamu düzenine açık aykırılık taşıdığı için kesin hükümsüzlük sonucunu doğurur.
Konusu Hukuka veya Ahlaka Aykırı Sözleşmeler
Uyuşturucu ticareti, suç işlenmesi, fuhuş gibi hukuka aykırı bir menfaat sağlanması amacıyla yapılan sözleşmeler geçerli kabul edilmez. Kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olan bu işlemler mutlak butlanla hükümsüz sayılır.
Gerçekleşme İmkanı Olmayan Sözleşmeler
Objektif olarak yerine getirilmesi mümkün olmayan bir edimi içeren sözleşmeler de mutlak butlan kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin gökteki yıldızın başka kişiye satılması kesin hükümsüzlük sonucunu doğrur.
Kanunun Emredici Hükümlerine Aykırı İşlemler
Kanunun açıkça yasakladığı veya belirli şekil şartlarına bağladığı işlemlerin bu kurallara aykırı şekilde yapılması da mutlak butlan sonucuna yol açabilir. Özellikle kamu düzenini ilgilendiren alanlarda emredici hükümlere aykırılık kesin hükümsüzlük sonucunu doğurmaktadır.
Ayırt Etme Gücünden Sürekli Yoksun Kişilerin Yaptığı İşlemler
Ayırt etme gücünden yoksun olan kişinin yaptığı hukuki işlemler mutlak butlan sayılabilir. Akıl hastalığı, ağır zihinsel rahatsızlık, bilinç kaybı veya benzeri nedenlerle sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunan kişilerin gerçekleştirdiği hukuki işlemler geçerli kabul edilmez. Bu kişiler tarafından yapılan işlem baştan itibaren kesin hükümsüz sayılabilir.
Siyasi Parti Genel Kurulu Kararlarına Mutlak Butlan Kararı Verilebilir Mi?
Mutlak butlan yalnızca özel hukuk işlemlerinde değil belirli şartların oluşması halinde dernekler, vakıflar ve siyasi partilerin genel kurul kararlarında da gündeme gelebilmektedir. Özellikle seçim süreçlerinde kanunun emredici hükümlerine, parti tüzüğüne veya demokratik temsil ilkelerine ağır aykırılık bulunduğu iddialarında genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakatlandığı ileri sürülebilir.
Siyasi partilerin kurultay ve kongre kararlarının iptali talepleriyle açılan davalarda, mahkemeler tarafından “mutlak butlan” değerlendirmesi yapılabilmektedir. Bu kapsamda, genel kurulun hukuka aykırı şekilde oluşturulması, delegasyon yapısındaki ağır usulsüzlükler, seçim iradesini doğrudan etkileyen ciddi ihlaller veya kanunun emredici hükümlerine açık aykırılıklar bulunması halinde alınan kararların kesin hükümsüz sayılması talep edilebilmektedir. Böyle bir durumda yalnızca ilgili seçim değil bu seçime bağlı olarak alınan sonraki kararlar ve oluşturulan organların hukuki durumu da tartışmalı hale gelmektedir.





