Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti

Evlilik birliği dışında doğan çocukların velayetinin kime ait olacağı, uygulamada en çok tereddüt yaşanan ve yanlış bilinen hukuki konulardan biridir. Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine, baba ile çocuk arasındaki soybağının kurulmuş olması velayet hakkının kendiliğinden babaya geçmesi sonucunu doğurmaz. Bu nedenle evlilik dışı doğan çocuğun velayeti, yalnızca ebeveynlerin talepleriyle değil, Türk Medeni Kanunu hükümleri ve çocuğun üstün yararı gözetilerek hakim tarafından değerlendirilmesi gereken bir hukuki meseledir.

Türk Medeni Kanununa göre, anne ve baba evli değilse yeni doğan çocuğun velayet hakkı karine olarak anneye aittir. Evlilik dışı doğmuş olan çocuğun velayetinin anneye verilmesi için ayrıca bir mahkemeye kararına ihtiyaç yoktur çünkü bu durum doğrudan kanun tarafından düzenlenmiştir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti Kime Aittir?

Evlilik dışı doğan çocuklarda çocuğun üstün yararı da gözetilerek velayet hakkı anneye verilir. Anne velayet görevini savsaklamadığı ya da velayet görevine çocuğun menfaatini zedelemeyecek biçimde devam ettiği sürece devam eder. Mahkeme tarafından alınmış bir karar olmadıkça da çocuğun velayeti annede kalır. Aynı zamanda anne ile baba birlikte yaşamaya devam etse bile aralarında resmi bir evlilik olmadığı sürece velayet hakkı kendiliğinden babaya geçmez.

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayetinde Annenin Hakları

Evlilik dışı doğan çocuk üzerinde anne, velayet hakkı kapsamında velayet sorumluluğuna sahip ve yasal temsilcisi konumundadır. Anne bu kapsamda:

  • Çocuğun bakım, eğitim ve korunmasına karar verme,
  • Çocuğu temsil etme,
  • Çocuğun yerleşim yerini belirleme,
  • Çocuğun malvarlığını yönetme hak ve yetkilerine velayet hakkı annede olduğundan kullanmaya yetkilidir.

Anne bu hak ve yetkileri kullanırken çocuğun üstün menfaatini gözetmekle yükümlüdür. Annenin velayet görevini ihmal etmesi veya çocuğun güvenliğini tehlikeye sokması halinde velayet hakkı kapsamı daraltılabilir ya da tamamen kaldırılabilir.

Velayet hakkı ve buna bağlı davalar Türk Medeni Kanunu kapsamında aile hukuku içerisinde değerlendirilmektedir.

Babanın Evlilik Dışı Doğan Çocuk Üzerindeki Velayet Hakkı

Babanın velayet hakkı ancak istisnai durumlarda ve mahkeme kararıyla söz konusu olabilir. Bu istisnai durumlar; anne küçük, kısıtlı, ölmüş veya velayet hakkı kaldırılmışsa hakim çocuğun menfaatine göre bir vasi atar veya çocuğun velayetini babaya verir.  Hakimin velayet hakkını babaya verebilmesi için çocukla baba arasında soybağının kurulması veya mahkemenin bu yönde verilmiş bir kararı olması gerekmektedir.

Babalık Davası Sonrası Velayet Nasıl Belirlenir?

Baba ile çocuk arasındaki velayet hakkının kurulması için önce babalık davası ya da tanıma yapılmalıdır. Tanıma veya babalık davası yoluyla baba ile çocuk arasında soybağının kurulması babaya otomatik olarak velayet hakkı sağlamaz. Velayet hala daha anneye ait olmaya devam eder. Çocuğun velayeti, açılacak ayrı bir dava ile belirlenecektir. Bu davada mahkeme çocuğun üstün yararını öncelikli tutarak uzman raporu ve yan delillerle sonuca varır. Yani velayetin babaya verilmesi ile alakalı bir mahkeme kararı şarttır.

Hakim, tarafların talebi ve somut olayın özelliklerine göre ortak velayet uygulamasına veya velayetin mevcut durumunun değiştirilmesine karar verebilir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk ile Soybağı Kurulmasının Velayete Etkisi

Evlilik dışı doğan çocuk bakımından, baba ile soybağının mahkeme kararı veya tanıma yoluyla kurulmuş olması, babaya kendiliğinden velayet hakkı kazandırmaz.. Ancak soyabağı kurulduktan sonra baba dava açarak velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması gibi talepte bulunabilir. Ayrıca annenin velayet hakkını düzgün şekilde kullanamadığı durumlarda baba velayet hakkı bakımından önceliklidir. Annenin velayet hakkını kullanamadığı durumlar; annenin küçük, kısıtlı, ölmüş olması ya da velayet hakkının kendisinden alınması olarak belirlenmiştir. Bu durumlarda kanuni düzenleme uyarınca mahkeme tarafından çocuğun menfaatine göre vasi ataması ya da velayeti babaya verme durumu gündeme gelecektir. Kanuni düzenlemede de asıl olan velayet ilişkisi olduğundan mahkeme bu tarz durumlarda vasi ataması yapmak yerine babanın velayet hakkı için uygunluğunu değerlendirir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk Kimin Soyadını Alır?

Evlilik dışında doğan çocuğun soyadının tespitinde esas olan çocuğun üstün yararıdır. Evlilik dışında doğan çocuk, baba ile arasında soybağı kurulmuş olması halinde babanın, soybağının kurulmamış olması durumunda ise annenin soyadını taşır.

Anne ile çocuğun soyadlarının farklı olması sonucunda günlük hayatta hem hukuki hem fiili zorlukların ortaya çıkmasına neden olabilir. Velayetin annede olduğu ve çocuğun annesi tarafından temsil edildiği halde, soyadının annesinden farklı olması resmi işlemlerde bazı zorluklara neden olduğu gibi günümüzde hala daha çocuğun “neden soyadın annenin soyadından farklı” sorusuna muhatap olması hem çocuk ve annenin özel hayatlarının yanında genel anlamda aile hayatına saygı ilkesini de zedelemektedir. Evlilik dışında doğan ve annesinin velayeti altında bulunan çocuk, annesiyle birlikte yaşıyor ve onun tarafından yetiştiriliyor ise sadece babasıyla arasında tanıma veya babalık hükmüyle soybağı ilişkisinin kurulmuş olması sebebiyle çocuğun babasının soyadını alacağı sonucuna varılması her durumda çocuğun menfaatine uygun bir çözüm olmamaktadır.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk İçin Nafaka Yükümlülüğü

Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti anneye ait ise de babanın da çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması zorunludur. Mahkeme tarafından evlilik dışın doğan çocuk için talep edilen iştirak nafakasına hükmedilebilmesi için çocukla baba arasında bir soybağının kurulmuş olması gerekmektedir. Soybağı kurulduktan sonra anne ile babanın sosyal ve ekonomik durumları, günümüzün ekonomik koşulları, küçüğün ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak uygun miktarda nafaka ödenmesi gerekir.

Evlilik Dışı Doğan Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Evlilik dışı doğan çocukla baba arasında soybağı kurulduktan sonra baba çocukla kişisel ilişki kurulmasını mahkemeden isteyebilir. Velayeti annede olan çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulması, çocuğun gelişimi için esastır. Mahkeme, uzman raporlarını dikkate alarak babanın çocukla kişisel ilişkisini düzenler. Genelde uygulamada baba ile çocuk arasında belirli günlerde, dini bayramlarda, resmi tatil ve genel tatillerde görüşmesine izin verir. Çocuğun çok küçük olması durumunda mahkeme çocuğun anneye olan muhtaçlığını gözeterek kişisel ilişkisini yatılı olmayacak şekilde düzenleyebilir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Miras Hakkı

Evlilik dışında doğan bir çocuğun miras hakkı bakımından belirleyici unsur soybağının kurulmuş olmasıdır. Evlilik dışı doğan çocuk, soybağı kurulmasıyla mirasçı olur. Evlilik dışı doğan çocuk, baba ile soybağı kurulmuş ise evlilik içinde doğan çocukla aynı miras haklarına sahiptir. Miras hakları uyarınca evlilik dışı doğan çocuk babanın altsoy olarak yasal mirasçısıdır. Saklı pay hakkı bulunmaktadır. Babanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflara karşı tenkis davası açabilir.

Evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasında soybağı kurulmamış ise, çocuk baba yönünden yasal mirasçı sıfatını kazanamaz. Baba çocuğuna vesayet ya da ölüme bağlı tasarrufla miras bırakabilir ancak mirasçılık kendiliğinden doğmaz. Soybağı kurulmamış çocuk bu nedenle saklı pay talebinde bulunamadığı gibi tenkis davası da açamaz.